Pandemide Çocuklarda Adaptasyon Süreci

Pandemide Çocuklarda Adaptasyon Süreci

Pandemi kavramıyla tanışmamızın ve hayatımızın hiç tahmin edemeyeceğimiz şekilde evrilişinin üzerinden tam bir sene geçti. Biz zaman kavramına uzaklaşırken bir yandan farklı “normallerimiz” oldu ve aşama aşama yeni bir gündelik yaşantıya adapte olmaya hazırlanıyoruz. Bu sürecin zorlukları konusunda yetişkinler farklı üstesinden gelme yöntemleri benimsedi, çocuklar bambaşka yollar tercih etti. Bu hafta, günden güne değişen ve dönüşen “pandemi ile yaşamak” deneyimlerimizi kısaca değerlendiriyor ve çocuklara bu konuda nasıl rehberlik edeceğimiz konusunda, harika iki uzman ile söyleşiyoruz.

Uzman Psikolog Esra İnciler Yatağan ve Rehber Öğretmen Gökçe Bilge Denizli ile bir yılın ardından adaptasyon sürecini konuştuğumuz söyleşimizde hepinize iyi okumalar, sağlıklı ve keyif dolu günler diliyoruz.

  • Pandemiyle yaşamaya başlayalı bir sene oldu, bu deneyim öncelikle sizin için nasıldı? Baş etme yollarınızdan bahseder misiniz?

Esra Yatağan: Evimi ve ailemi çok özlemiş bir insan olarak pandemi süreci bana ve bize çok iyi geldi. Özellikle tam bir sene boyunca, neredeyse hepimiz bol bol evdeydik. Bu dönem zaman zaman bazı kişisel rolleri karıştırıyormuş gibi gözükse de, bu “bir aradalılık” hepimize çok ama çok iyi geldi. 2020 yılının mart ayında bu sürece girerken, olayların bu kadar uzayacağını bilmiyorduk tabii ki de.

Evdeki rolleri netleştirmek, birbirinden yardımı ve desteği esirgememek, doğayı yanımıza almak sanırım en etkili destek noktalarımızdan bazılarıydı.

Gökçe Bilge Denizli: Bu süreç, hepimiz gibi benim için de daha önce deneyimlemediğim bir süreçti. Bir eğitim kurumunda çalıştığım için önceliğim, sürece hızla uyum sağlamak ve olabildiğince öğrencilerime ulaşmaya çalışmak oldu. Bununla birlikte evde olduğum süreci, mesleki ve kişisel gelişimime katkı sağlayacak eğitimlere katılarak ve spor yaparak geçirmeyi tercih ettim. Aslında birçok insan da benzer şekilde dezavantajı avantaja çevirerek süreçle baş etti.

  • Çocuklar bu süreci kendi iç dünyalarında yönetirken hangi savunma mekanizmalarını kullanıyorlar; hangi noktalarda nasıl bir desteğe ihtiyaç duyuyorlar?

Gökçe Bilge Denizli: Çocuklar, duygularını yetişkinler gibi ifade edemedikleri için aslında anormal bir duruma normal tepkiler vermiş olsalar da bu süreçte bazı davranış değişiklikleri olduğunu gözlemledik. Örneğin, normalde okulu sevmeyen bir öğrenci, zaten okulu sevmediğinden, “evde olmak daha güzel” diyebildi. Dışarı çıkmaktan korkan çocuklar ise ev ortamının daha keyifli olduğunu savunabildi. Derslere karşı ilgi ve tutumları da değişti. Normal şartlarda akademik ilgisi yüksek olsa dahi okula gidemedikleri için duruma tepkisel yaklaşan çocuklar oldu. 

Ev ortamını keyifli aktivitelerle zenginleştirmek bu süreçte en ihtiyaç duyulan destekti. Bununla birlikte aile üyelerinin iletişime açık iyi birer gözlemci olmaları, çocukların en temel ihtiyaçları oldu.

Esra Yatağan: Her yaşanan travmatik olay gibi burada da bazı çocuklar daha fazla etkilenirken, bazı çocuklar daha az etkileniyorlar. Hatta şunu da vurgulamak önemli; etkilenme zamanları ve alanları da farklı oluyor. Bizler biliyoruz ki, bazı çocuklarımızın kaygı zeminleri çok daha kaygan olabiliyor ya da adaptasyona uyumlanmakta daha fazla güçlük çekebiliyorlar. Bu dönemler hepimizin rutininin ya da doğal akışının sekteye uğradığı dönemler. Durumu bu çerçevede değerlendirmenin çok değerli olduğunu düşünüyorum. Özellikle çocukların regülasyonunu, dengelenmelerini iyi gözlemlemek, biraz da aslında tam da şu anlarda neye ihtiyaç duyduklarına iyi bakmak önemli.

bilim kutusu söyleşileri

  • Pandemi ile yaşamaya nispeten alıştık diyebiliriz; öte yandan iyileşme, uyum sağlama ve normal yaşama etaplar hâlinde geçme aşamasında çocuklara nasıl rehber olup yollarına ışık tutabiliriz? Benimsememiz gereken kritik unsurlara değinmeniz mümkün mü?

Esra Yatağan: Pandemi döneminin geldiği noktaları çocuğun yaşına uygun olarak net ve bildiğimiz kadarıyla anlatmak ve konuşmak durumundayız. Bilmediğiniz bir konu olduğunda da bunu açıkça söyleyerek öğrendikten sonra konuşmaya hazır olduğumuzu iletebiliriz. Zaman zaman değişebilecek kural ve deneyimler konusunda konuşmak da iyi gelebilir şu dönemde; çünkü biliyoruz ki yarın ne olacağı konusunda kimse kesin şeyler konuşamıyor. Sohbet ve bilgilendirme anları için çocuğunuza ulaşabileceğiniz en rahat zamanları en iyi siz bilirsiniz; bazıları uykudan önce, bazıları resim yaparken, bazıları bir yürüyüşte, bazıları ise arabayla bir yerlere giderken açık olurlar bu tür içeriklere.

Ek olarak; yeni dönem her ne ise (belki yeni normale dönüş, belki arada sırada yine kapanmaların olabileceği yeni bir düzen) buna karşılık gelen tüm duygu ve davranış değişimlerine karşı hazırlıklı ve hassas olabilmek çok değerli. Duygularına dokunamadığımız ya da duygularını anlamaya çalışmadığımız hiçbir çocuğa yardımcı olamayacağımızı da kendimize sık sık hatırlatmamız gerekiyor.

Gökçe Bilge Denizli: Pandemi süreci aslında bize; 21. yüzyıl becerileri dediğimiz becerileri hızla kazanmamız gerektiğini gösterdi. Esneklik ve uyum bunların başında geliyor. Her yeni duruma uyum sağlama becerisi, bu dönemde sahip olmamız gereken başlıca özellik. Bununla birlikte psikolojik sağlamlık kavramı önem kazandı. Zor durumlarla baş etme becerisi pandemi sürecinde sahip olunması gereken temel becerilerden biriydi. Çünkü daha önce ebeveynlerin de deneyimlemediği bir duruma, aynı anda çocukların da uyum sağlamasını bekledik. Üstelik evde kalma süreleri yetişkinlerden çok daha uzun sürdü. Evden çıkmak istememe, topluma karışmakta güçlük; başlıca sorunlar olarak karşımıza çıktı ve çıkmaya devam etmekte.

Kaygı bulaşıcı bir duygudur. Yetişkinlerin kaygı ve korkularını kontrol ederek çocuklara olabildiğince yansıtmamaları gerekmektedir. Bu sürecin sağlıklı atlatılabilmesi için öncelikle çocukların doğru bilgilere ulaşmaları sağlanmalıdır. Merak ettikleri soruların yaşlarına uygun bir şekilde cevaplanması en temel unsurdur.

Bu sürecin dünyada herkes tarafından yaşandığı, dünyadaki birçok çocuğun kendisi gibi okulundan uzak kaldığı vurgusu fayda sağlayabilir.

Topluma karışma sürecinde, tedbirlere uyulması hâlinde korkulacak bir durum olmadığı çocuklara anlatılmalıdır. Kısa yürüyüşler ve açık havada etkinlikler ile çocukların tekrar sosyal yaşama dönmesi sağlanabilir.

  • Aile üyeleri ile birlikte evde verimli, “nitelikli” vakit geçirme gerekliliğinin ebeveynlerin üzerinde de görünmez bir baskı yarattığını kabul etmeliyiz. Bunun üstesinden nasıl gelebiliriz?

Gökçe Bilge Denizli: Uzun çalışma süreleri ebeveynlerin çocuklarıyla geçirdikleri zamanların sürelerinin kısalmasına ve aslında mecburiyete dönüşmesine neden oluyor. Ebeveynlerin çocuklarıyla vakit geçirdikleri süreleri sadece “çocuk merkezli” düşünmeden; birlikte keyif alacakları aktivitelerle değerlendirmeleri bu baskıyı bir nebze ortadan kaldıracaktır. Aksi zaten bir görevden öteye geçmediği gibi birlikte geçirilen zamanın da görece niteliğini düşürür.

Esra Yatağan: Birlikte yaşamanın keyfine odaklanarak üstesinden gelebiliriz. 😊 Özellikle hayatın koşturmacası içerisinde kaçırdığımız ya da teğet geçtiğimiz anları farkındalıkla kabul ederek başlayabiliriz. Evdeki rutini ya da herkesin hayatını kolaylaştıracak olan düzeni, ortak bir değer ve anlayış çerçevesinden planlayabilirsek, birlikte yaşamanın daha dengeleyici olduğunu akış hâlinde zaten göreceğiz.

bilim kutusu söyleşi

  • Eğitimde yaşanan sistematik aksaklıkların çocukların üzerinde yarattığı negatif etkileri nasıl hafifletebiliriz?

Esra Yatağan: Özellikle negatif duygu ve düşüncelerimizi çocuklarımıza yansıtmamak çok güzel bir başlangıç olabilir. Çünkü çocuklar aslında bizdeki endişelerin çoğunu bir sünger gibi emerler. Güven duygusunda referans noktaları genellikle bizzat ebeveynleri olduğu için, bu süreçteki şema ve kalıplarımızı üzerlerine alabilirler. Bu süreçten tüm dünyanın etkilendiğini anlatarak ve ortak insanlık vurgusundan yola çıkarak yalnız olmadığını hissetmesi daha sonrasında ise aile olarak da bir şekilde bunun üstesinden gelineceğini bilmesi, onun duygusal dayanıklılığına bir katkı sağlayacaktır diye düşünüyorum. Çocuklar için sağlanan güvenli alanın, stres ya da baskı altındaki durumlara panzehir etkisini hiçbir zaman es geçmemek gerekiyor.

Gökçe Bilge Denizli: Genel olarak kriz durumlarında çocukların sorunlarla baş etme becerileri gerek okullarda gerekse ev ortamında geliştirilmelidir. Yaşanan pandemi sürecinin de yalnızca onları etkilemediği birçok konuda herkesin bu süreçten etkilendiği vurgusu çocuklara aktarılmalıdır. Hayatımıza dair koşullar, her zaman bizlerin elinde ve kontrolünde olmuyor. Yeni koşullara uyum sağlayabilmek için yeniliklere açık olmak ve alternatiflerimizin olması hem yetişkinlerin hem de çocukların sahip olması gereken özelliklerden.

pandemi sonrası çocuklarda uyum süreci

  • Tüm bu olup bitenlerin yanı sıra çocuklara umut etmeyi nasıl aşılayabiliriz?

Esra Yatağan: Çocuklar umudun ta kendileri belki de bunu biz yetişkinler de görmeliyiz. Onların sahip olduklarını, kapasitelerini ve her daim keşfettiklerini gözlemlersek asıl onlar bize umut olacaklar. Her zaman şunu fark etmeliyiz ki çocukları incelersek onların adaptasyon ve iyileşme için gerçekleştirdikleri her adım, esasında bize birer öğreti bize birer ders.

Gökçe Bilge Denizli: Bu noktada geçmişle bağımızı güçlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum. An’ı yaşama çabamızda ve sürekli geleceği planlama kargaşamızda geçmişte toplumların yaşadığı birçok olayı atlayabiliyoruz. Tarihte toplumlar pandemi, savaş, doğal afet gibi birçok krizle karşılaştı ve bir şekilde üstesinden gelip yeniden başlayabildiler.

Ben öğrencilerime pandeminin başından beri günlük tutmalarını öneriyorum. Çünkü tarihi bir olaya tanıklık ediyoruz ve tüm olumsuzluklara rağmen ailelerimizle daha çok vakit geçirme şansımız oldu.  Bununla birlikte bilimsel çalışmaların insanlık için ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Ben bu durumun çocukların araştırma ve bilimsel çalışmalara ilgisini artırdığını düşünüyorum. Kim bilir, belki bu durum gelecekte farklı buluşlar için çocuklara ilham olur.  

 

salgın dönemi ve umut

ÇOCUKLARINIZLA HEM KALİTELİ ZAMAN GEÇİRİP HEM DE ONLARA BİLİMİ SEVDİRMEK İSTEMEZ MİSİNİZ?

Astronot Çiftçiler Deney Seti

GELECEĞIN ASTRONOTLARI
İÇIN
İNCELE

Asit Baz Ph

GELECEĞİN
KİMYAGERLERİ İÇİN
İNCELE

Kağıt Devre ve Elektrik

GELECEĞİN ELEKTRİK
MÜHENDİSLERİ İÇİN
İNCELE